Bir IŞİD Militanının Nijerya Tecrübesi - 2
Davetten Savaşa...
Şeyh Muhammed Yusuf (Ebu Yusuf) öğrencilerine yüksek sesle hitap etti:
"Sayınızın çokluğuna aldanmayınız; zira imtihan anında kimin Allah'a verdiği söze sadık kaldığı ortaya çıkacaktır. Ve bela mutlaka gelecektir."
Şeyh iki binden fazla öğrencisi ve müridinin katıldığı son dersinde böyle konuşmuştu. Bunları söylerken liderliğini yürüttüğü ilim merkezine karşı Nijerya hükümetinin artık farklı bir şekilde davranacağını, belki de silah kullanacağını tahmin ediyordu. Bunun, dine davet edenler için Allah'ın koyduğu bir kanun olduğu düşüncesindeydi. Şeyh - Allah ona rahmet eylesin - doğru söylemişti.
Şeyhin yeğeni 'Fethu'l-Mübin' kentinden ormana doğru ilerlerken bana bunları anlattı. Kendisi bir gün askerlerin öğrencilere attığı mermilerden birinin boş kovanının almış ve savaşın başladığını haber vermek için şeyhe götürmüştü. Şeyh o zaman şöyle demişti:
"Allah'ım senden niyazım; benim için şehadeti seç."
Neticede şeyh esir düştü ve esareti sırasında öldürüldü. İkiyüz kadar öğrencisi de Maiduguri kentinin sokaklarında kameraların ve bütün dünyanın gözleri önünde öldürüldüler. Allah onların her birine rahmeti ile muamele etsin. Ordu eğitim kurumunu yaktı ve geri kalan muvahhidleri tehcir etti. Bütün bunlar şeyhin yedi senelik davet çalışmasının akabinde, 2009 senesinde yaşanmıştı.
Şeyhin öğrencileri arasında ön plana çıkan bazı isimler vardı. Ancak bu konuda en büyük pay Ebubekir Şekau'ya aitti. Onun eliyle Nijerya denilen topraklarda, şeyhin öğrencilerini bir araya getiren ilk cihadi oluşum kuruldu.
Peki silahlı mücadeleye çağrı nasıl başladı? Şekau başta kimlerle beraberdi? Maiduguri'den sonra niye ormanda yaşamayı seçti? Hocasının izinden gitti mi?
Bütün bu sorulara cevap vereceğiz.